Protein Biyokimyası

Faaliyetlerine Ankara Tunus Merkez şubede başlamış olan, ancak 2016 yılından beri Ankara Gaziosmanpaşa Şubesi bünyesinde hizmet veren Protein Biyokimyası Birimi; ağırlıklı olarak Nefelometrik, Turbidimetrik, Clotting, Kromojenik, HPLC, Elektroforez (agaroz jel, IFE, kapiller) izoelektrik odaklama (IEF) odaklama gibi metodları kullanarak bazıları genel, bazıları da özel test gruplarında hizmet vermektedir. Birimde yapılan ve rapor edilen aylık test sayısı 8-10 bin dolayındadır. Numune kabulünden sonuç raporlamasına kadar tüm süreç, kalite yönetim standartlarına uygun ve tekrarlanabilirlik esas alınarak yürütülmekte, klinisyenlere tanı, prognoz ve tedavi takibinde güvenilir veriler sunulması amaçlanmaktadır.

Humoral bağışıklık hakkında fikir veren ve ilgili monoklonal proteinlerin tanı ve takibinde kullanılabilecek kantitatif immünoglobulin düzeyleri (IgG, IgA, IgM, IgD), otoimmün hastalıklarda kompleman komponentleri (C3, C4),  başta Serum Amyloid A proteini gibi akut faz proteinleri, bakır metabolizması ile ilgili olarak Seruloplazmin, bazı hasta gruplarında eGFR hesabında kreatininden daha hassas olan serum Sistatin C, yakın zamanlı ya da geçirilmiş streptokok enfeksiyonunda ASO’dan daha duyarlı olan Anti-DNAse B, intravasküler hemoliz belirteçlerinden Haptoglobin, kısa dönemli nutrisyon göstergelerinden Prealbumin, vücudun demir durumu ve ihtiyacı ile ilgili olarak soluble transferrin reseptörü ve Transferrin testleri bu testlerden bazılarıdır. Herediter anjiyoödem tanısında C1 esteraz inhibitörü hem antijenik, hem de fonksiyonel olarak ölçülebilmektedir.

Aşağıda sıralanan Elektroforez temelli testler özel bir yorumla birlikte rapor edilir.

Serum ve BOS’ta IgG ve Albumin testleri ve bu sonuçlardan hesaplanan IgG indeksi, yine isoelectric Focusing metodu ile yapılan BOS ve serumda Oligoklonal bant analizi; inflamatuvar ve demyelinizan sinir sistemi hastalıklarında tanıya yardımcı olarak kullanılmaktadır.

Başta Multiple Myelom olmak üzere serumda monoklonal protein (M proteini) varlığı ile giden hematolojik hastalıkların tanı ve takibinde; serum ve idrar protein elektroforezi, serum ve idrar immünfiksasyon elektroforezi, serum ve idrarda total ve serbest hafif zincirler (kappa ve lambda), serum beta-2 mikroglobulin düzeyleri önemli katkı sağlayan testlerimizdir. Gerekli hallerde nadir görülen myelom tiplerinden IgD ve IgE’ye spesifik immünfikasyon da yapılabilmektedir.

Yine serum protein elektroforezi paterni, Karaciğer’in sentez fonksiyonu, akut inflamatuvar durumlar, ve Nefrotik sendrom gibi klinik durumlarda bilgi vericidir. İdrar protein elektroforezi; idrarda monoklonal protein atılımı dışında, proteinürisi bulunan hastalarda bunun türü ve hasarın bölgesi ile şiddeti hakkında yol gösterir.

HPLC ile hemoglobin analizi; ülkemizde yaygın bulunan beta-talasemi taşıyıcılıkları ile pek çok varyant hemoglobinin tarama ve tespitinde kullanılır.

Lipoprotein elektroforezi; hiper ve hipolipidemik durumlarda tiplendirmeye yardımcı olur.

Başta burun ve kulak akıntıları olmak üzere, vücut sıvılarına BOS kontaminasyonu olup olmadığının anlaşılması için immünfiksasyon temeli olarak yapılan Beta-2 Transferrin testi, başta cerrahi branşlar olmak üzere klinisyenlere akıntı kökenini belirlemede yardımcı olmaktadır.

Birimde ayrıca özel koagülasyon grubu testler de çalışılmaktadır.

Başta Hemofili tipleri olmak üzere kalıtsal ya da sonradan oluşan koagülasyon faktör eksikliklerinin belirlenmesi için; Faktör II, V, VII, VIII, IX, X, XI, XII aktiviteleri kantitatif olarak ölçülür. Faktör inhibitörü taraması yönünden aPTT ve PTZ karşım testleri yanında Faktör VIII ve Faktör IX’a karşı inhibitör varlığı halinde kantitatif olarak Bethesda ünitesi cinsinden inhibitör miktarı belirlenir. Von willebrand hastalığı yönünden vWF antijeni düzeyi bakılır. Faktör XIII düzeyi kantitatif olarak bakılmasa da ciddi eksiklikleri tespit edebilen tarama amaçlı Üre pıhtı lizis testi yapılır.

Trombofili araştırmasında yapılabilen yatkınlık testleri, Protein S ve C aktiviteleri, Protein S eksikliği için hassasiyeti Protein S aktivitesine yakın olan serbest protein S antijeni, Antitrombin aktivite ve antijeni, Lupus antikogülan (dRVVT) tarama ve doğrulama testleridir. Faktör V Leiden mutasyonu için tarama testi olarak Aktive Protein C rezistansı çalışılmaktadır. Plazminojen eksikliğini belirlemede Plazminojen aktivitesi ve koagülasyon tarama testleri grubundan Trombin zamanı bölümde yapılan diğer testler arasında sayılabilir. Heparin ya da düşük molekül ağırlıklı Heparin kullanan hastalarda plazma ilaç düzeyini yansıtan Heparin AntiXa testi de birimimizde çalışılmaktadır.