PNÖMONİ HER GEÇEN GÜN ŞİDDETİNİ ARTTIRIYOR

Pnömoni (zatürre), akciğer dokusunun iltihabıdır. Pek çok mikrobik ajan (bakteri, virus, mantar, vb) pnömoniye neden olmaktadır. Bazı mikroplar, belirli yaş gruplarında daha sık görülmektedir. Hızlı nefes alıp verme, ateş, kuru veya balgamlı öksürük, göğüs ağrısı, burun kanatlarının solunuma katılması, hava açlığı, nabızda hızlanma, uykuya meyil pnömoninin ana belirtilerini oluşturmaktadır. Öte yandan; belirtiler hastanın yaşına göre değişebilir ve pnömonili yenidoğanlarda akciğer ile ilgili bulguların bazıları görülmeyebilir.

Pnömoni tanısında muayene bulguları çok önemli bir yer tutmaktadır. Akciğer grafisi hastalığın yaygınlığını, akciğer dokusunun durumunu göstermesi açısından kıymetli bir testtir. Ulltrasonografi ve gerektiğinde yapılabilecek tomografi, tanıda mühim bulgulara ulaşılmasını sağlar.

Pnömoni, yeterli sıvı – elektrolit desteği ve uygun ilaç tedavisi ile tamamen düzelebilen bir hastalıktır. Tanının erken konması, hastalığın sekelsiz iyileşmesi açısından çok önemlidir. Tanı koymada gecikilirse veya uygun ilaç tedavisi başlanamazsa, hastanın kaybı da söz konusudur.

Influenza ve diğer sebeplere bağlı zatürre, yılda 4.25 milyon insanın yaşamına mal olmaktadır. Ölenlerin büyük çoğunluğunun çocuk olduğu, açıklanan son raporlarda özellikle vurgulanmaktadır. Dünya Akciğer Kurumu’nun “Akut Solunum Yolu Enfeksiyonları Atlası” isimli yayınında akciğer enfeksiyonlarının, dünya genelindeki ölümlerin %6’sının sebebi olduğu söylenmektedir. Dünya Akciğer Kurumu’nun üst düzey bir yöneticisi olan Peter Baldini; “Geçtiğimiz yıl, dünya genelinde akut solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle yaklaşık 4 milyon kişi öldü. Buna rağmen, dünya genelinde hastalığın ciddiyeti hakkında henüz yaygın bir bilinç oluşamadı. Ayrılabilecek mütevazi kaynaklar bile, milyonlarca hayatı kurtaracaktır. Bu uğurda etkin stratejilere, sesimizi duyuracak organizasyonlara ihtiyacımız var.” diyor.

Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Akciğer Kurumu’nun yayımladığı son raporlarda, özellikle fakir ülkelerdeki ölüm oranlarının yüksekliğine dikkat çekilmektedir. Zatürreye bağlı ölümlerin bu ülkelerde, gelişmiş ülkelere göre 215 kat fazla görüldüğü belirtilmekte, RSV (Respiratory Syncytial Virus)’nin çocuklardaki ciddi solunum yolu rahatsızlıklarının en yaygın kaynağını oluşturduğu ifade edilmektedir. RSV, yılda 66 bin çocuğun ölümüne neden olmaktadır. 2005 yılının verilerine göre; yılda 33 milyon RSV vakası tespit edilmekte, bunlardan 3 milyonu hastanede tedavi altına alınmaktadır. RSV’nin aşı ve etkin bir tedavisinin olmaması, hastalığın daha ağır seyretmesine yol açmaktadır.

2008 yılındaki verilere göre ise; dünya genelindeki çocuk ölümlerinin %20’si pnömoniye bağlı ortaya çıkmaktadır. Bu yüzde, 1.6 milyon çocuğa karşılık gelmektedir. 2008 ‘de sıtmanın 732 bin, AIDS’in 200 bin çocuğun ölümüne sebep olduğunu düşünülürse, olayın vahameti daha açık olarak görülebilir.

Her yıl 156 milyon yeni zatürre vakası ortaya çıkmaktadır. Bunların %97’si geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerde oluşmaktadır. ABD’de, bakterilere bağlı zatürre vakalarının tedavisi sadece 27 cent’e mal olmaktadır. Tüm hasta çocukların antibiyotik ile tedavi edilebilmesi, 600 bin hayatın kurtulması anlamını taşımaktadır. Hava kirliliğinin yok edilmesi, gıdaların sterilize edilmesi, pasif sigara içiciliğinin engellenmesi, ölüm sayılarında önemli düşüşleri sağlayacaktır.

Kaynaklar:
http://www.cocukenfeksiyon.org/dosya/Pn%C3%B6moni%20ve%20Parapn%C3%B6monik%20Eff%C3%BCzyon%20Onam%20Formu.pdf  
http://www.msxlabs.org/forum/hastaliklar/9185-zaturre.html  
http://www.who.int/whr/en/index.html  

Eklenme Tarihi: 18.02.2015 00:00:00