KIZAMIK
Son günlerde askeriyede görülen vakalarla yeniden gündeme gelen kızamık hastalığı
için Türkiye’de son durum nedir? Sağlık bakanlığı kızamık eradikasyon programı neyi
hedeflemektedir? Kızamık nasıl bir hastalıktır? Nasıl korunulur? Kızamıktan korunulmazsa
neler olur?
Web sayfamizin bu haftaki yazısında bu soruların yanıtlarını aktarmaya çalışacağız.
Kızamık bir virüs hastalığıdır.
Semptomlar bulaştan yaklaşık 7-14 gün sonra başlar. Ateş ile başlayan semptomları,
öksürük, burun akıntısı, ve konjunktivit (pembe göz) izler. İki-üç gün sonra ağız içinde
koplik lekeleri olarak adlandırılan beyaz noktacıklar görülür. Döküntü cillten kabarık
kırmızı renklidir ve yüzden başlar, giderek kollar ve bacaklar haricinde tüm vücuda yayılır.
Kızamık döküntüler ortaya çıkmadan bir hafta önce ve bir hafta sonrasında oldukça bulaşıcıdır.
Damlacık yolu ile yani hapşırma veya öksürme, kontamine objelerle temas, burun veya boğaz
sekresyonları ile direk temas yolu ile bulaşmaktadır. Enfekte kişiler hapşırıp öksürdüğünde
enfekte damlacıklar havaya karışır ve havada aktif halde kalırlar, enfekte yüzeylerde iki saatten
fazla canlı kalarak yayılırlar.
Hastalık, basit bir soğuk algınlığı ile başlayıp döküntülerle seyreder ve komplikasyon gelişmediği
sürece hafif seyreder. Ancak komplikasyonları oldukça tehlikelidir. Hastaların %30’una yakınında
bir yada birden fazla komplikasyon gelişebilir. Pnömoni en çok gözlenen komplikasyondur.
Kulak enfeksiyonu, diare ise daha az sıklıkla görülebilmektedir.Bu komplikasyonlar, 5 yaş altındaki
çocuklarda ve 20 yaş üstündeki erişkinlerde daha sık gözlenmektedir.
Kızamık geçiren çocukların 1/1000’inde ise ensefalit (beyin iltihabı) gelişebilmektedir.
Ölüm yaklaşık 1/1000 oranında görülmektedir. Ensefalit konvulsiyonlara, sağırlığa ve
mental retardasyona neden olabilmektedir. Hamilelerde düşüklere ve prematüre doğumlara
neden olduğu bildirilmiştir.
Kızamık geçirmiş olan çocuklarda gelişebilen bir diğer komplikasyon da Subakut Sklerozan
Panensefalitdir (SSPE). SSPE’de virüs hastalığın bitiminden sonraki 10 yıl içinde tekrar
aktif hale gelmekte ve beyinde dönüşü olmayan büyük bir tahribata yol açmaktadır. Çocuklukta
geçirilen kızamığın ağır ya da hafif olması SSPE oluşumu riskini etkilemez. Hatta döküntü olmadan
(gizli) geçirilmiş kızamıklardan sonra da SSPE olabilir. Kızamıkların %20’ye varan bir oranı döküntü
olmadan seyretmekte ve tanı almamaktadır. Kızamık ülkemizde halen görüldüğü ve hatta salgınlara
yol açtığı için SSPE de ortadan kaldırılamamaktadır.
KORUNMA :
Kızamıktan aşılanma ile korunulabilir. Kızamık aşısı kabakulak ve kızamıkçık ile birleştirilmiş
karma bir aşıdır. MMR olarak adlandırılan bu karma aşı, zayıflatılmış canlı virüs aşısıdır.
Ülkemizde MMR aşısı 12-15 aylık çocuklara yapılır.
İkinci bir MMR dozu tüm okul çağı çocuklarına gerekir.
Çocuk ölümlerinden birinci sırada sorumlu olan, ancak aşılanma ile
önlenebilir bir hastalık olan kızamıktan, 2 doz aşılanma ile %90-97
oranında korunmak olasıdır. Bu koruyuculuk en az 20 yıl kadar
sürmektedir.
Kızamık aşısının en sık rastlanan yan etkisi ateştir. Bazı hastalarda kızamığa benzer döküntü
ve lenf bezlerinde şişme görülür. Bu yan etkiler genellikle aşı yapıldıktan 7-12 gün sonra ortaya çıkar.
Yumurtaya ve aşıda bulunan neomisin ve jelâtine alerjik olduğu bilinenlere aşı yapılmamalıdır.
Diğer bütün canlı virüs aşılarında olduğu gibi, yüksek ateşi olanlar; pnömoni, tüberküloz veya
başka bir enfeksiyon hastalığı olanlar; bağışıklığı ileri derecede baskılayabilen hastalığı olanlar
(AİDS, lösemi, lenfoma, kanser); bağışıklık bozuklukları (hipogamaglobulinemi, disgamaglobulinemi);
kanlarında trombosit eksikliği olanlar; kemoterapi, radyoterapi görenler; yüksek doz kortizon ve
immunsüpresif ilaç kullananların aşı olmaları sakıncalıdır.
Hamile olduğu bilinen kadınlar aşı olmamalıdır. Emziren kadınlar aşı olabilir.
Kızamık geçirmiş olanlara aşı yapılmasına gerek yoktur ama yanlışlıkla yapılırsa da bir soruna yol açmaz.
Aynı şekilde daha önce kızamık aşısı yapılmış olan birine tekrar aşı yapılması da herhangi bir olumsuzluğa
sebep olmaz.
Bir başka deyişle, önceden aşılanmış veya kızamık geçirmiş kişilerin aşılanmasında bir
sakınca yoktur.
Daha önce yapılmış olan aşının yeterliliği veya aşı ihtiyacı olup olmadığını anlamak için
Kızamık IgG düzeyine bakılabilir.
Kızamıklı biriyle karşılaşan kişi eğer aşılı değilse, hastalıkla karşılaştıktan sonra 3 gün içinde yapılan
kızamık aşısı enfeksiyondan korunmada yardımcı olabilir. Bulaş sonrası 6 gün içinde ise immunglobulin
kullanımı da yardımcı olabilir.
ÜLKEMİZDE KIZAMIK
Ülkemizde, Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesinin Eliminasyon hedefine paralel olarak
2010 yılı sonuna kadar kızamık ve kızamıkçığın eliminasyonu hedef olarak benimsenmiş ve
2002 yılından bu yana Kızamık Eliminasyon Programı, 2006 yılından bu yana da Kızamıkçık Eliminasyonu
ve Konjenital Kızamıkçık Sendromunun (KKS) Önlenmesi Programı başlatılmıştır. Daha sonra bu hedef
Avrupa Bölgesindeki birçok ülkenin hedefin gerisinde kalması sebebiyle 2015 yılı olarak değiştirilmiştir.
Programın amacı, Türkiye'de kızamık ve kızamıkçık hastalıklarını elimine etmek, KKS'yi önlemek ve
bu düzeyleri sürdürmektir. Hedefimiz, 2015 yılı sonuna kadar Türkiye'de yerli virüs geçişini durdurmak,
2015 yılından sonra Türkiye dışından gelecek yeni kızamık virüslerinin Türkiye'de yerleşmesini önlemek
ve kızamığa bağlı ölümleri engellemektir.
Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi'nde 2005 yılından bu yana çeşitli ülkelerde
salgınlar yaşanmaktadır. Halen, birçok Avrupa ülkesinde (Bulgaristan, Romanya,
Almanya, Fransa, İspanya, İtalya, İngiltere, Yunanistan, Norveç, İsveç, Sırbistan,
Danimarka vb) salgınlar görülmeye devam etmektedir. Bu ülkelerle karşılıklı seyahatlerin
yoğun olması ülkemize kızamık vakalarının importasyon riskini arttırmaktadır.
2011 yılı başından bu yana; İstanbul ilinde 17 kızamık vakası tespit edilmiştir.
Vakaların çoğunluğu (13 vaka) 20-29 yaş grubunda olup iki vaka 1 yaş altındadır.
Vakaların 3'ü sağlık çalışanıdır.
Son olarak da 12 ocak 2013 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı'ndan; bazı birliklerde
tespit edilen kızamık vakalarına ilişkin açıklama yapılmıştır. Açıklamada, bugüne kadar
kızamık hastalığı şüphesiyle gözlem altına alınan toplam 43 personelin klinik durumlarının
iyi olduğu, hayati tehlikelerinin bulunmadığı bildirilmiştir. Genelkurmay Başkanlığı'nın internet
sitesinde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesindeki bazı birliklerde, yeni katılan erbaş ve
erlere yapılan sağlık taraması esnasında kızamık vakası saptandığı ve söz konusu personelin
derhal karantinaya alındığı belirtilmiştir.
Kaynaklar:
http://www.cdc.gov/measles/outbreaks.html
http://www.cdc.gov/vaccines/pubs/vis/downloads/vis-mmr.pdf
http://www.saglik.gov.tr/TR/dosya/1-62449/h/kizamik-kizamikcikkks-surveyansigenelgesi2010.pdf
http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyetleri/3_1_basin_aciklamalari/2013/ba_03.html