ÇÖLYAK HASTALIĞI

Mayıs ayı ABD başta olmak üzere bazı ülkelerde Çölyak hastalığı konusundaki farkındalığı arttırmak için etkinliklerle değerlendiriliyor. Peki son zamanlarda adını daha sık duymaya başladığımız Çölyak hastalığı nedir? Çölyak hastalığı (Gluten Enteropatisi),genetik yatkınlığı olan kişilerde buğday başta olmak üzere belli tahılların içindeki proteinlerin alınmasıyla tetiklenen,genellikle bağırsak harabiyeti ve bağırsaktan emilim bozukluğu ile kendini gösteren, kişinin bağışıklık sisteminin kendi aleyhine aktive olduğu (oto-immun ) bir hastalıktır.

Temelde bağırsaklardaki sindirimi sağlayan villus adı verilen yapıların düzleşmesine ve kaybına sebep olduğu için, besin emilimini engelleyen bir sindirim sistemi hastalığı olarak kabul edilmektedir. Çocuklarda gluten içeren gıdaların alınması ile birlikte belirtiler başlar. Klinik tablo çocuklarda kusma, ishal, karın şişliği, iştahsızlık, kilo alamama ve boy uzamasında yavaşlama gibi tipik belirtilerle ortaya çıkabileceği gibi daha ileri yaşlarda sadece kansızlık, boy kısalığı, kemik zayıflığı,kısırlık, adet görememe, nörolojik semptomlar ve nedeni bilinemeyen karaciğer enzimleri yüksekliği gibi çok değişik belirtilerle de kendini gösterebilir. Bazı olgularda barsak villuslarında harabiyet başladığı halde hiç bir belirti ortaya çıkmayabilir. Çölyak hastası olan kişilerde, buğdayda gliadin, arpada hordein, çavdarda secalin olarak adlandırılan glutenin alkolde çözülen prolamin kısımlarına karşı intolerans mevcuttur.

Çölyaklı hastalar gluten içeren yiyecekler yediklerinde, bağışıklık sistemleri glutene karşı tepki verir ve bu tepki ; oto immun mekanizmayla kişinin kendi ince bağırsaklarına zarar verir. İnce bağırsaktaki emilimi sağlayan, çok küçük ve parmak şekline benzeyen, villus olarak adlandırılan yapılar düzleşir ve görevini yapamaz hale gelir. Besinlerin emilimi gerçekleşemez. Tedavi edilmeyen hastalarda bağırsak kanserleri ve lenfoma gelişebilir. Çölyak sadece çocukluk çağı hastalığı değildir. Ergenlik döneminde puberte gecikmesi şeklinde, daha ileri yaşlarda ise nörolojik semptomlarla (migren, periferik nöropati.. vb) ortaya çıkabilir. Ameliyat, doğum yapmak, hamilelik, viral enfeksiyon ya da şiddetli duygusal stresten sonra tetiklenebilir.

Tanı Yöntemleri : Çölyak hastalığının tanısı için önce hastalıktan şüphe etmek gerekir. Çok farklı belirtiler ile kendini gösteren çölyak hastalığında, şüphe edildiğinde, kan testleri ve bağırsak biyopsileri ile tanı konur. Tanıda son zamanlarda genetik testler de yardımcı olmaya başlamıştır, çünkü çölyak hastalığının genetik bir hastalık olduğu kanıtlanmıştır. Hastaların tamamına yakını HLA DQ2 ve DQ8 olarak isimlendirilen Human Lökosit Antijenlerini taşır. Kanda serolojik testler olarak adlandırılan, anti gliadin antikor, anti endomisium antikor, doku transglutaminaz antikorlarına bakılması önerilir. Serolojik testlerin sonuçlarına göre hasta bağırsak biyopsisine yönlendirilir.

Tedavi: Tanı konulduktan sonraki aşamada uyulması gereken tek tedavi yöntemi ise uzman hekim tarafından önerilen gluten içermeyen besinlerle beslenmektir. Gluten buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulunduğu için bu gıdalardan ömür boyu uzak durmak gereklidir. Çölyak hastalığına sahip kişiler normal ekmek, makarna, pasta, börek, bisküvi ve benzeri çok sayıda gıdayı yememek durumundadır. Mısır unu, pirinç unu, soya unu, patates unu gibi maddeler gluten içermediği için rahatça tüketilebilir. Glutensiz diyet sonrası tedavi takibinde de serolojik testler kullanılır. Diyet sonrası 6-12 ay içerisinde bu serolojik testlerin negatifleşmesi beklenir.

Eklenme Tarihi: 18.02.2015 00:00:00