GÜNEŞ IŞINLARINA DİKKAT!

Ultraviyole Işınları Nedir?

Güneş, ışık ve sıcaklığın yanı sıra ultraviyole ışınlarının da bilinen en kuvvetli kaynağıdır. UV ışınları 3 tipe ayrılır: UVA, UVB ve UVC. Güneş ışınları atmosferi geçerken, UVC’nin tümü ve UVB’nin büyük çoğunluğu ozon tabakası, su buharı, oksijen ve karbondioksit tarafından emilir. UVA ise atmosfer tarafından filtre edilmez.

Bu 3 tip UV radyasyon dalga boylarına göre sınıflandırılır. Biyolojik aktiviteleri ve deriye nüfus ettiklerinde sebep oldukları etkileri birbirlerinden farklıdır.

Kısa dalga boylu olan UVC daha fazla hasar yapar ancak atmosfer tarafından tamamen filtre edilir ve dünyaya ulaşmaz.

Orta düzeyde dalga boylarında olan UVB’nin biyolojik aktivitesi çoktur, dalga boyu 290-320 nm'dir ve derinin üst tabakasını (epidermis) etkiler. Güneş yanıklarının sebebidir. Ek olarak bu kısa süreli etki deri yaşlanması ve deri kanserlerine neden olabilir. UVB ışınlarının büyük kısmı atmosfer tarafından filtre edilebilmektedir. UVB ışını yaz aylarında ve yüksek rakımlı yerlerde daha yoğundur.

UVA ışınının dalga boyu 320-380 nm'dir ve derinin derin tabakalarına (dermis) ulaşır ve yayılır. En uzun dalga boyuna sahip olan UVA dünya yüzeyine ulaşan UV ışınlarının % 95’ini oluşturur. Deriye daha derin nüfus eder. Güneş ile esmerleşmeden en çok sorumlu UV ışınlarıdır. Deri yaşlanmasına ve kırışıklıklarına neden olur. UVA ışını yıl boyunca ve gün içinde değişik saatlerde, mevsimlerde veya hava koşullarında değismeksizin etkili olmaktadır. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, deri kanseri oluşumunda etken olduğuna dair kanıtlar göstermişlerdir. Derinin üst tabakası (epidermis) yansıtma, dağıtma ve absorblama yoluyla UVA ve UVB ışınlarının etkisinden kısmen korunmaktadır. Ancak bu yeterli olmayabilir.

Ozon Tabakasının Önemi Nedir?

Ozon tabakası UV radyasyonunun en önemli absorbanıdır. Ozon tabakasında meydana gelen incelme, atmosferin koruyucu filitre etkisini azaltır. Bu nedenle, insanlar özellikle UVB ışınlarına kuvvetli bir şekilde maruz kalırlar.

Ozon tabakasındaki zayıflık, insan yapımı kimyasalların atmosfere karışması ile meydana gelir. İçerisinde bromine ve klorine bulunan malzemelerin kullanımı bu nedenle önemli ölçüde azaltılmıştır. Uluslararası anlaşmalarla (özellikle Montreal Protokolü ile) ozon tabakasının korunması için yapılması gerekenler taraf olan ülkelerce karara bağlanmıştır. Buna rağmen, daha önce üretilmiş olan uzun ömürlü kimyasallar hala ozon tabakasına zarar vermeye devam etmektedir. Ozon tabakasının tamamen düzelebilmesi uzmanlara göre 2050 yılına kadar sürecektir.

Ultraviyole Işınlarının Zararlı Etkileri Nelerdir?

Farklı tiplerde deri kanseri görülme sıklığında son 10 yıl içinde dramatik olarak artış görülmüştür. Ozon tabakasındaki zayıflamanın buna sebep olduğunu ileri sürülmekle birlikte kanser oranlarında artışın en büyük etkenin güneş banyosu alışkanlığının artışı olduğuna dair birçok kanıt vardır. Yapılması gereken güneşle teması aza indirmektir. Deride zaman içerisinde incelme, elastikiyetin bozulması (kırışıklık), kuruluk, pigmentasyon değişikliği, kılcal damarların belirginleşmesi, fotoyaşlanma ve deri kanserinin oluşma riskinin artması güneş ışınlarının en önemli olumsuz etkilerdir.

UV Etkisini Etkileyen Diğer Çevresel Faktörler

UV düzeyleri güneşin kuvvetli bir şekilde kendini gösterdiği yaz aylarında özellikle öğle saatlerine denk gelen 4 saat boyunca en üst düzeydedir. Bu saatler içerisinde güneş ışınları dünyamıza direk ulaşır. Buna karşılık, güneş ışınları sabahın erken saatlerinde ve öğleden sonra geç vakitlerde daha büyük açı ile atmosferi geçer. Bu nedenle dünya ve dolayısı ile insanların UV ışınlarına en çok maruz kaldıkları saatler öğlen saatleridir.

UV düzeyleri ekvatora yaklaştıkça artar. Ekvatora yakın bölgelerde güneş daha kısa mesafede dünyaya ulaşır. Dolayısıyla daha fazla UV ışınına maruz kalınır. Rakımın yükselmesi durumunda ise, UV ışınlarının absobsiyonu artar. Her 1000 metrede, UV düzeyleri yaklaşık %10 artar.

Birçok yüzey UV ışınlarını yansıtabilir. Çimen, toprak ve su UV ışınlarını % 10’dan az arttırarak yansıtır. Kum yaklaşık %15 deniz %25 arttırarak yansıtır. Taze kar özellikle iyi bir yansıtıcıdır ve kişi karda yaklaşık 2 katı güneş ışınına maruz kalır. Karda UV ışınlarına temas özellikle kayakçılarda körlük veya fotokeratit nedeni olarak görülebilmektedir. UV düzeyleri bulutsuz havalarda daha yüksektir, bulutlar insanların UV ile temasını azaltır. Bununla birlikte, zayıf bulutların UV ışınlarına etkisi daha az olacaktır.

Güneş Işınlarından En Etkin Nasıl Korunulur?

  • Güneş ışınlarının en şiddetli olduğu öğle saatlerinde (11.00-15.00 arasında) güneşe çıkmamaya özen gösterilmelidir.
  • Gölgede oturulmalıdır.
  • Şemsiye, şapka kullanılmalı, açık renk giysiler giyilmelidir.
  • Güneşten koruyan ürünler bilinçli kullanılmalıdır.
  • Erişkinler deri tiplerine göre farklı koruyan faktör içeren ürünler kullanırlar, ancak çocuklarda deri tipine bakılmaksızın yüksek faktörlü ürünler kullanılmalıdır.
  • Güneşten koruyan ürünler, güneşe çıkmadan yarım saat önce deriye uygulanmalıdır. Deriye yeterli miktarda ve kalınlıkta koruyucu sürülmelidir. Güneşten koruyan ürünler deriye eşit miktarda yedirilerek ve gerekirse gün boyunca uygulanmalıdır.
  • Yüz, omuz, ense ve boyun gibi daha yoğun olarak güneş ışınlarından etkilenen bölgelerin korunmasına önem verilmelidir.